Ankara’nın Çubuk ilçesiyle bir marka haline gelen ve “yeşil altın” olarak bilinen Çubuk turşusu, birçok çeşidi ile Türkiye’nin yanı sıra 15 ülkenin sofralarında yer alıyor.
Çubuk ilçesinin ismini 2008 yılında coğrafi işaret tescili alan Çubuk turşusu her geçen gün geleneksel doğal ev yapımı lezzeti ile turşu severlerin yiyecekleri arasında ilk önceliği oluyor. İlçenin bereketli, verimli ve düz tarım arazilerinin buşundupu Çubuk Ovası’nda yetişen ürünlerinden kurulumu yapılan “Çubuk Turşusu” taze olarak hazırlanıyor. Salatalık, lahana, patlıcan, havuç, domates, biber, pancar ve kelek gibi sebze ve meyvelerden oluşan tüm ürünlerden turşu kuruluyor. İlçenin en önemli ürünlerinden biri olan Çubuk turşusunu “yeşil altın” olarak biliniyor. Hemen hemen tüm evlerde üretilen ve kurulumunun yapıldığı Çubuk turşusu ilçeye büyük ölçüde ekomik kazanç sağlıyor. Türk Patent ve Marka Kurumundan 2008 yılında coğrafi işaret tescili alan Çubuk turşusu için Avrupa Birliği’ne de tescil başvurusu yapıldı.
“Çubuk ev turşumuz, yüzyıllar önce büyüklerimizin, anne ve teyzelerimizin geleneksel usüllerle yaptığı turşuların zaman içinde herkes tarafından beğenilmesiyle marka haline geldi. Turşumuzu lezzetli yapan en önemli özelliği arasında doğal kaynak suyu ve buraya ait temiz güzel havası ayrıca yapımında kullanılan malzemelerin ilçemizde üretilmiş olmasıdır.
ÇUBUK TURŞUSU 15 ÜLKEYE SATILIYOR
Çubuk turşusunun Türkiye’nin her yerine gönderildiğini belirten Demirbaş, ürünün yurt dışındaki pazarının da büyümeye devam ettiğini söyledi.
Demirbaş, “Yurt dışına da satışını yaptığımız Çubuk turşularımızın pazar payı her geçen gün artıyor. Turşumuz, Türkiye’deki sofraların yanı sıra aralarında ABD, Rusya, Suudi Arabistan, Almanya, Fransa, İtalya, İsviçre, İngiltere’nin de olduğu 15 ülkenin vazgeçilmezi haline geldi. Hedefimiz, Türkiye’de olduğu gibi dünyadaki bütün ülkelerin sofralarında Çubuk turşusunun yerini alması ve dünya markası haline gelmesidir.” diye konuştu.
ÜRETİMİN YÜZDE 80’İNİ SALATALIK TURŞUSU OLUŞTURUYOR
Çubuk topraklarında yetişen sebze ve meyve ve sebzeleri yanı sıra Samara ve Toros tipi salatalık üretimi sonrası doğal kaynak suyu, kaya tuz ve üzüm sirke dengesinin yanı sıra acı biber, defneyaprağı, dereotu, sarımsak ve çeşitli aromaların karışımı ile geleneksel doğal bir lezzet ortaya çıkıyor.
Çubuk turşusunun yurt dışındaki pazar payını artırmak amacıyla çeşitli festivallere katıldıklarını anlatan Demirbaş, talepler doğrultusunda yurt dışından gelen heyetlere hem ilçeyi hem de turşu çeşitlerini tanıttıklarını söyledi.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Gıda Teknolojisi Programı öğrencilerinin de üretim tesisine gelerek uygulama yaptığını belirten Demirbaş, “Laboratuvarımızda çeşitli testler yaparak, turşunun daha faydalı hale getirilmesini sağlıyoruz. Mevsiminde yetişen meyve ve sebzelerin turşusunu kuruyoruz.” diye konuştu.
ÇUBUK TURŞU FESTİVALİ’NE 9 ÜLKEDEN KATILIM
Demirbaş, 3-6 Eylül tarihlerinde gerçekleştirilecek Uluslararası Çubuk Kültür ve Turşu Festivali’ne tüm vatandaşları davet etti.
Festival kapsamında yaklaşık 350 stant açılacağını belirten Demirbaş, Türkiye’nin 7 bölgesinden halk dansları gösterilerinin de gerçekleştirileceğini söyledi.
Demirbaş, “Bu yıl yapılacak festivalde 350’ye yakın stant açılacak. Ülkemizin 7 bölgesinden çok renkli halk danslarının gösterileceği festivalimize, bu yıl ilk kez KKTC, Azerbaycan, İran, Moldova, Ukrayna, Gürcistan, Mısır, Meksika ve Bosna Hersek olmak üzere 9 ülkeden katılım sağlanacak.” dedi.
Festivalde turşu çeşitlerinin yanı sıra yöresel lezzetlerin de ziyaretçilere sunulacağını belirten Demirbaş, çeşitli etkinliklerin düzenleneceğini söyledi.
Demirbaş, “Yerli ve yabancı ziyaretçilerimize, turşu çeşitlerimizin yanı sıra yöresel lezzetlerimizi de tattırmak istiyoruz. Ayrıca turşu kurma yarışmalarının da aralarında bulunduğu etkinlikler ve ilçemizi temsil eden sürpriz hediyelerle ziyaretçilerimize unutulmaz bir festival yaşatacağız.” Dedi.
“MEVSİMİNDE YETİŞEN ÜRÜNLERİ KULLANIYORUZ”
Çubuk Turşucular ve Yaş Sebze, Meyve Üretim Kooperatifi Başkanı Hasan Hüseyin Benli, ilk olarak Çubuk’ta özel yetiştirilen salatalıkların turşusunu yapıyorduk. Zamanla müşterilerden gelen talepler doğrultusunda farklı ürünlerden de turşu üretmeye başladık. Daha sonra gelen talebe göre farklı sebzelerden turşu yapmaya başladık. 38 olan turşu çeşidimizi bu yıl 45’e çıkardık. Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerindeki müşterilerimizin talebi üzerine bu yıl ilk kez balık ve ışgın turşusu yaptık. Festivalde ziyaretçilerimizin beğenisine sunacağız.” diye konuştu.
Benli, “Bugüne kadar beğenilmeyen bir turşu türümüz olmadı. Gelen taleplere göre farklı malzemelerden turşu yapmaya devam edeceğiz. Hem yurt içinden hem de yurt dışından yoğun talep alıyoruz. Bu yıl toplam 90 bin ton turşu satışı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz” dedi.





